Hay Bin Yakzan
Book information
Description
İslâm dünyasında alegorik öykü geleneği İbn Sina (ö. 1037) ile başlar. Huneyn bin İshak’ın (ö. 873) Yunancadan çevirdiği Salaman ve Absal öyküsü, İbn Sina’nın önündeki örnektir. İbn Sina’nın bu öyküden söz ettiği, onu özetlediği biliniyorsa da, bağımsız bir yapıt olarak yeniden yazdığı kuşkuludur. Ama, Salaman ve Absal’ın alegorik anlatım tekniğini kullanarak Hay bin Yakzan adlı yapıtını yazdığı bilinmektedir. İbn Sina’nın yapıtı, sonraki birçok düşünürü etkiler. Peşi peşine, bir anlatı geleneği oluşturan alegorik öyküler yazılır. İbn Tufeyl’in (ö. 1186) Hay bin Yakzan adlı öyküsü, geleneğin en ünlü yapıtıdır. Sühreverdî (ö. 1191), El-Gurbetü’l-Garbiye; İbnü’n-Nefis (ö. 1288), Er-Risaletü’l-Kâmiliye fi’s-Siyeri’n-Nebeviye; Molla Câmî (ö. 1492), Salaman ve Absal adlı yapıtlarıyla geleneğin diğer önemli örneklerini verirler. Birbirini izleyen bütün yapıtlar, belli ölçülerde, bir öncekinden etkilenmiştir. Yazarları da böyle bir etkiden, en azından bir esinden söz etmekten çekinmezler. Sözgelimi Câmî, İbn Sina’nın özetlediği Salaman ve Absal öyküsünü, ayrıntılarda yaptığı küçük değişikliklerle yeniden yazar. İbnü’n-Nefis, İbn Tufeyl’in yapıtında önemli bir yapı değişikliği yapmaz; yalnızca geliştirdiği düşüncelerin alanını, yönünü değiştirir. Buna karşılık, yaygın kanının tersine, öyküleri açısından bakıldığında, İbn Tufeyl’in Hay bin Yakzan adlı yapıtı ile İbn Sina ’nın aynı adı taşıyan öyküsü arasında hiçbir ilişki yoktur. Metinler arasında bulunabilecek tek ortak nokta, her ikisinin de alegoriye dayanmasıdır. Buna karşın birçok felsefe tarihçisi, iki metnin aynılığından söz etmiştir. Dahası, İbn Sina’nın yapıtını tanıtırken, İbn Tufeyl’in öyküsünü özetleyen bile olmuştur. Oysa yapıtların hem Arapça orijinalleri, hem de Türkçe çevirileri kütüphanelerimizde bulunmaktadır. Neredeyse tarihsel bir nitelik kazanan bu yanlışı ortadan kaldırmak ve ilgilenenlerin iki metni birlikte okumalarına olanak sağlamak amacıyla, daha önce Ruhun Uyanışı adıyla yayımladığımız İbn Tufeyl’in Hay bin Yakzan’ı ile Ord. Prof. M. Şerefeddin Yaltkaya’nın Türkçeye çevirerek Büyük Türk Filozof ve Tıp Üstadı İbn Sina, Hayatı, Şahsiyeti ve Eserleri Hakkında Tetkikler (İstanbul 1937) başlıklı kitapta yayımladığı İbn Sina’nın Hay bin Yakzan’ını, dilini güncelleştirerek bir araya getirdik. İki metnin oluşturduğu yapıt, Yaltkaya’nın iki bölümden oluşan önemli giriş yazısı nedeniyle, bir karşılaştırma olanağı sağlamanın çok ötesinde bir zenginlik ve işlevsellik kazandı. Yaltkaya, İbn Sina metnine yazdığı giriş yazısının ilk bölümünde, sözünü ettiğimiz anlatı geleneği içinde yer alan metinlerin kavranabilmesi için göz önünde bulundurulması gereken kuramsal ve kavramsal çerçeveyi belirleyip açımlıyor. İkinci bölümde ise, en önemli örneklere ilişkin bilgi ve özetlerle alegorik öykü geleneğinin tarihçesini veriyor. Yaltkaya’nın katkılarıyla zenginleşen yapıta, iki metnin ortak adını verdik: Hay bin Yakzan. Yaltkaya’nın girişi ve zamansal önceliği nedeniyle İbn Sina’nın metnini öne, kendi girişimizle İbn Tufeyl’in metnini arkaya aldık. Böylece, meraklıları, hem eski Yunan’dan başlayarak süren bir geleneğin tarihçesini, hem de bu geleneğin İslâm dünyasındaki ilk örneği ile en ünlü örneğini birlikte okuma olanağı bulacaktır. Sunus İbn Tufeyl ve “Hay Bin Yakzan” Uzerine Giris Birinci Bolum ikinci Bolum Ucuncu Bolum Dorduncu Bolum Besinci Bolum Altinci Bolum Sonsöz
Similar books
RİT (Resmî İkāmeli Türkçe) Lügati
2022 · PDF
Abdullah Frères. Osmanlı sarayının fotoğrafcıları = Abdullah Frères: Ottoman court photographers
İnsanat Bahçesi
1986 · PDF
Rothschild Ailesi — Küresel Para Baronu — Kızıl Kalkan — Güç, Servet Ve Gizem...
2016 · PDF
Kürt Meselesi — Türkiye'nin Çözümü
2014 · PDF
Türkler ve Ermeniler: Ermeni Sorunu ile İlgili El Kitabı
2003 · PDF
Paşa'nın Adamları: Kavalalı Mehmed Ali Paşa, Ordu ve Modern Mısır
2010 · PDF
Osmanlı Uleması ve Türkiye Cumhuriyeti: Değişimin Failleri ve Geleneğin Muhafızları
2013 · PDF