TURKISH

Spinoza ve İfade Problemi

Book information

Publisher
Norgunk Yayıncılık
Year
2013
ISBN
9789758686704
Language
turkish
Format
PDF
Filesize
6 MB (6599388 bytes)
Edition
1
Pages
\365
Time added
2020-04-24 19:58:17

Description

GİRİŞ: İFADENİN R O LÜ VE ÖNEMİ 15 Spinoza’da “ ifade etmek” sözünün önemi. Üçlü kullanımı: bir öz ifade etmek, özü ifade etmek, varoluşu ifade etmek. — Sıfatın, kipin ve fikrin ifade edici karakteri. — İfade etmek: açıklamak ya da açındırmak; içerimlemek ya da kuşatmak; karmaşıklaştırmak, içermek ya da kapsamak. - Leibniz ve Spinoza Descartesçılığın doğurduğu güçlükleri aşmak için ifade fikrine bel bağlar. - Yorumcular neden Spinoza’daki ifade fikrini hiç ele almadılar. — Spinoza’da ifade fikrinin neden tanıma ya da kanıtlamaya konu olmadığı. İfade ve kanıtlama. Üçleme olarak ifade. İlk ifade üçlemesi: töz, sıfat, öz. Descartes’taki ayrımlar problemi. — Descartes’a göre aynı sıfata sahip tözler vardır: gerçek olan sayısal ayrımlar. — Ve farklı sıfatlara sahip tözler vardır: sayısal olan gerçek ayrımlar. — Spinoza’nın teorisi: Aynı sıfata sahip birçok töz yoktur, sayısal ayrım asla gerçek değildir. — Sonuç: Gerçek ayrım asla sayısal değildir, farklı sıfatlara denk gelen birçok töz yoktur. — Etika’nm ilk sekiz önermesi sadece varsayımsal bir anlama sahip değildir. Tözün oluşumu ya da kuruluşu. Ayrım teorisi bakımından Spinoza’yla Descartes’m karşıtlığı. Spinoza’da gerçek ayrımın anlamı. Tanrısal adlar problemi. - Sıfat, atfetme ve nitelik. - Sıfatlar Tanrıda ve “yaratılanlar” da ortak olan biçimlerdir. — Bu tez nasıl Tanrıyla şeyler arasındaki öz ayrımını hiçbir şekilde ortadan kaldırmaz. — Tekanlamlılık taraftan Spinoza: çokanlamlılığa, en-üst-düzeyliliğe ve analojiye karşı. Sıfatlann ve tannsal adlann tekanlamlılığı. Sıfat özgülük karşıtlığı. - Üç özgülük türü. — Özgülükler ifade edici değildir. B İRİN Cİ KISIM: TÖ Z ÜÇLEMELERİ BÖLÜM I: Sayısal Aynm ve Gerçek Ayrım 29 BÖLÜM II: İfade Olarak Sıfat Sıfatın statüsü ve ifade edici karakteri. Kısa İnceleme’nin metinleri. 41 BÖLÜM III: Sıfatlar ve Tanrısal Adlar 53 Olumsuz teoloji ve analoji yöntemi. — Her ikisi de sıfatlarla özgülüklerin karıştırılmasını içerimliyor. Tanrının doğasıyla basit özelliklerin karıştırılması, ifadeyle “ vahyin” karıştırılması. — Bu karışıklıklar teolojide neden hep var. — Göstergeyle ifadenin karşıtlığı. - İfade edici adlar ve buyurucu sözcükler. — Birer saf olumlama olarak sıfatlar. — Gerçek ayrım ve olumlama. Çeşitli ifadeler nasıl bir ve aynı şeyi belirtiyorlar. Anlamın mantığı. — Olumlu teoloji ve tekanlamlılık. — Duns Scotus’a göre biçimsel ayrım ve Spinoza’ya göre gerçek ayrım. — Tekanlamlılıktan içkinliğe. BÖLÜM IV: Mutlak 70 Sıfatların eşitliği. — Sonsuzca yetkin ve mutlak olarak sonsuz. Tanrının varlığının Descartesçı ispatlarının “ can alıcı noktası” olarak sonsuzca yetkin. — Descartes’ın ontolojik ispatına yöneltilmiş itirazların anlamı. — Leibniz ve Spinoza: sonsuzca yetkinin yetersizliği. - Spinoza: sonsuzca yetkinin sebebi olarak mutlak olarak sonsuz. — Spinoza’da ontolojik ispat; Etika’nm başlangıcının planı. — Kısa İncelemeyle Etika’mn farkları. — Ontolojik ispat bakımından Leibniz ve Spinoza. - 6. tanım gerçek bir tanımdır. İkinci ifade üçlemesi: yetkin, sonsuz, mutlak. BÖLÜM V: Güç 84 Descartes acelecilik ya da kolaycılıkla suçlanıyor. — Descartes’taki a posteriori ispatın fomıülasyoıılan: “ kolay” mefhumu. — Descartes’ın a posteriori ispatın can alıcı öğesi olarak gerçeklik ya da yetkinlik miktan. - Gerçeklik miktarının yetersizliği: akıl olarak güç. Kısa İnceleme'deki a posteriori ispat. — Bir güçler argümanının oluşumu. — İki güç: düşünme ve bilme gücü, varolma ve eyleme gücü. — Etika'da a posteriori ispat: doğrudan ele alman varolma gücü. Sıfatlar: bir şeye bir güç atfedilmesinin koşullan. — Mutlak olarak sonsuz tözün durumu ve sonlu varlıklann durumu. — Güç ve öz. — Şeyler birer kiptir, yani şeylerin bir gücü vardır. Etkilenme gücü ve kudreti. — Üçüncü ifade üçlemesi: güç olarak öz, özü olduğu şey, etkilenme kudreti. BÖLÜM VI: Paralelizmde İfade 101 Yeniden-ifade olarak üretim. — Tann kendini nasıl anlıyorsa öyle üretir, Tanrı nasıl varoluyorsa öyle üretir. - Nedenin tekanlamlılığı: her şeyin nedeni olmasıyla aynı anlamda kendi kendinin nedeni olan Tann. — Analojiye karşı. — Anlamın ve yeniden-ifadenin mantığı. Üretim düzeni. - Farklı sıfatlara ait kipler arasında gerçek bir nedenselliğin dışlanması. — Paralelizm: düzen özdeşliği, bağlantı özdeşliği, varlık özdeşliği. — Bağlantı özdeşliği ve eşitlik ilkesi. - Varlık özdeşliği: kip ve değişke. - İfadenin yeni üçlemesi: sıfat, kip ve değişke. BÖLÜM VII: İki Güç ve Tanrı Fikri 114 Paralelizmin kanıtlanmasının karmaşıklığı: fikir ve onun nesnesi. - Epistemolojik paralelizm ve ontolojik paralelizm. Her bir fikre bir şey denk gelir: Aristoteles’in etkisi. — Her bir şeye bir fikir denk gelir. - Tanrı kendini neden zorunlu olarak anlar. - Tann fikrinin “ zorunluluğu” . — Düşünme gücü zorunlu olarak varolma ve eyleme gücüne eşittir. İki güç ve onların eşitliği. — Güç ile sıfatın ayrımı. — Sıfatlar ve varolma gücü. — Düşünce sıfatı ve düşünme gücü. — Düşünce sıfatının “ ayncalık” lannm kaynağı. Tann fikrinin “ olanaklılığı” . — Sonsuz anlama yetisi neden bir üründür. - Düşünce sıfatının üç ayncalığı. Epistemolojik paralelizmden dolanmak neden zorunluydu. - Tözün birliğinden bir değişkenin birliğine varmayı ancak Tann fikri sağlayabilir. İfadenin taşınması. BÖLÜM VIII: İfade ve Fikir 130 Yöntemin biçimsel ya da düşünümsel olan ilk yönü: fikrin fikri, düşünme gücümüzle açıklanan fikir. — Biçim ve düşünüm. İkinci yöne geçiş. — Yöntemin maddi ya da oluşumsal olan ikinci yönü: doğru fikrin içeriği, upuygun fikir, kendi nedenini ifade eden fikir. — Upuygun fikir ve oluşumsal tanım. — Kurgunun rolü. — Oluşum bizi nasıl Tann fikrine götürür. — Yöntemin üçüncü yönüne geçiş: olabildiğince hızlı bir biçimde Tann fikrine varmak. — Yöntemin üçüncü yönü: biçimle içeriğin birliği, tinsel otomat, zincirleniş. — İfade ve temsil. Hakikatin maddi tanımı ve biçimsel tanımı. - İfade, upuygun fikir ve düşünümsel fikir. - Tanrı fikrinin upuygun karakteri. BÖLÜM IX: Upuygun-olmayan 147 Fikirlere nasıl “ sahibiz” . - Fikirlere sahip olma koşullanınız bu fikirlerin upuygun olmasına olanak vermiyor gibidir. - “Kuşatma” hangi anlamda “ ifade etme” nin karşıtıdır. — Upuygun-olmayan fikir ifade edici olmayan fikirdir. — Spinoza’mn problemi: Upuygun fikirlere sahip olmayı nasıl başaracağız? — Upuygun-olmayan fikirde olumlu olan bir şey. Açık ve seçiğin yetersizliği. — Açık ve seçik sadece tanımaya yarar. — Bir yeter sebepten yoksundur. — Descartes fikrin temsil edici içeriğinde kalır, ifade edici içeriğine ulaşmaz. Psikolojik bilincin biçiminde kalır, mantıksal biçime ulaşmaz. — Açık ve seçik nedeni ve özü yakalayamaz. — Açık ve seçik fikrin eleştirisi bakımından Leibniz ve Spinoza. BÖ LÜM X : Spinoza Descartes’a Karşı 158 Descartes’m yöntemi hangi anlamda analitiktir. — Spinoza’ya göre bu yöntemin yetersizlikleri. — Sentetik yöntem. — Aristoteles ve Spinoza: nedeniyle bilme. - Nedenin kendisi nasıl bilinir. Descartes’a göre kendi kendisinin nedeni olarak Tann: çokanlamlılık, enüst- düzeylilik, analoji. — Spinoza’ya göre kendi kendisinin nedeni olarak Tann: tekanlamlılık. — Tekanlamlılık ve içkinlik. — Spinoza’da Descartesçı aksiyomlar ve dönüşümleri. BÖLÜM XI: İçkinlik ve İfadenin Tarihsel Öğeleri 172 Yeni-Platonculukta katılım problemi. — Bağış ve türüm. — Türümsel neden ile içkin neden arasındaki iki fark. Yeni-Platonculukta bir içkin nedenin nasıl bir türümsel nedenle birleştiği: varlık ya da zekâ. - Complicare-explicare. — İçkinlik ve eşitlik ilkesi. — Türümdeki ifade fikri. — Yaratılıştaki ifade fikri: ifade ve benzerlik. - Yaratılış teorisinde bir içkin neden nasıl örneksel bir nedenle birleşir. Spinoza’mn ifadesi, yaratılış ve türüm varsayımlanna tabi olmaktan çıkar. — İfade ve gösterge karşıtlığı. — içkinlik: sıfatlann ayrımı ve tekanlamlılığı. — Spinozacı hiyerarşi teorisi. — İfade ve eşitlik ilkesinin farklı anlamlan. BÖLÜM XII: Kip Özü: Sonsuzdan Sonluya Geçiş 191 “Parça” sözcüğünün anlamı. - Yeğinsel nitelik, nicelik; uzamsal nicelik. — Meyer’e Mektup’taki iki kipsel sonsuz. Fiziksel gerçeklik olarak kip özü: güç derecesi ya da yeğinsel nicelik. — Varolamayan kipin statüsü. — Öz ve varoluş. — Öz ve özün varoluşu. — Kip özlerinin ayrımı problemi. — Aynm teorisi ya da niceliksel farklılaşma teorisi. — Özlerin üretilmesi: kip özü ve karmaşıklaşma. Niceliksel ifade. BÖLÜM XIII: Kipin Varoluşu 201 Kipin varoluşunun neden oluştuğu: varoluş ve uzamlı parçalar. - Uzamsal nicelik, ikinci nicelik biçimi. - Nicelikle sayının farkı. - Yalm cisimler. — En yalm cisimlere denk gelen özleri aramak yersizdir. Sonlu kipteki ifadenin ilk üçlemesi: öz, karakteristik ilişki, uzamlı parçalar. — İlişkilerin bileşme ve çözülüp dağılma yasaları. Kipin özüyle varoluşunun ayrımının anlamı. - Varolan kiplerin ayrımı problemi. — Varolan kip sıfattan nasıl dışsal bir şekilde ayrılır. — Varolan kip ve açıklama. BÖLÜM XIV: Bir Beden Ne Yapabilir? 215 Sonlu kipteki ifadenin ikinci üçlemesi: öz, etkilenme kudreti, bu kudreti dolduran etkilenişler. — Tözün etkilenişleri ve kipin etkilenişleri. — Etkin etkilenişler ve edilgin etkilenişler. — Duygular ya da hisler. — Upuygun-olmayan fikirler ve edilgin hislere mahkûm görünüyoruz. — Sonlu kipin varoluşsal değişiklikleri. — Leibniz’deki etkin kuvvet ve edilgin kuvvet, Spinoza’daki eyleme gücü ve maruz kalma gücü. — Eyleme gücü ne bakımdan tek olumlu ve gerçek güçtür. — Fizik esini: Etkilenme kudretimiz her zaman doludur. - Etik esini: Yapabileceğimiz şeyden kopuğuz. Leibniz’in Spinozacılık eleştirisi, bu eleştirinin muğlak karakteri. — Leibniz’le Spinoza’da ortak olan: Descartes’a karşı yeni bir natüralizm tasarısı. — Leibniz ve Spinoza’daki üç düzey. - Leibniz’le Spinoza’nm asıl karşıtlığı: conatus. — Conatus’un belirlenimi olarak etkileniş. — Tutku bizi yapabileceğimizden ne anlamda kopanr. — İfade edici doğa: Erekle donatılmış natüralizm mi, ereksiz natüralizm mi? BÖLÜM XV: Üç Düzen ve Kötülük Problemi 233 Facies totius universi. — İki ilişki hangi anlamda bileşmeyebilir. — Kip üçlemesine denk gelen üç düzen: özler düzeni, ilişkiler düzeni, karşılaşmalar düzeni. — Spinoza’da rastlantısal karşılaşmalar izleğinin önemi. İlişkileri bileşen cisim ya da bedenler arasındaki karşılaşma. — Eyleme gücünün artması ya da desteklenmesi. — Sevinçli tutkularla kederli tutkular ayrımı nasıl etkin etkilenişlerle edilgin etkilenişler ayrımıyla birleşir. — İlişkileri bileşmeyen cisim ya da bedenler arasındaki karşılaşma. — Kederli tutku ve doğa hali. - Sevinçli tutkular duymayı nasıl başarırız? İyilik ve kötülük değil, iyi ve kötü. — Kötü karşılaşma ya da bir ilişkinin çözülüp dağılması olarak kötülük. — Zehirlenme metaforu. — Kötülük ilişkiler düzeninde bir hiçtir; Blyenbergh’in birinci yanlış anlaması. — Kötülük özler düzeninde bir hiçtir; Blyenbergh’in ikinci yanlış anlaması. — Kötülük ve karşılaşmalar düzeni; kör örneği ve Blyenbergh’in üçüncü yanlış anlaması. Tezin anlamı: Kötülük bir hiçtir. — Ahlaki karşıtlığın yerine etik farklılığın geçirilmesi. BÖLÜM XVI: Etik Dünya Görüşü Ruhta ve bedende eylem ve tutkunun ters ilişki ilkesi. — Spinoza’nm bu ilkeye itirazı: paralelizmin pratik anlamı. Doğal hak: kudret ve hak. — Doğal hak ile antik doğa yasası arasındaki dört karşıtlık. — Doğa hali ve karşılaşmaların tesadüfü. — İlk yönüyle akıl: karşılaşmaları örgütleme çabası. — Etik fark: akıllı, özgür ya da kuvvetli insan. — Adem. — Doğa hali ve akıl. — Aklın çabasını destekleyecek bir makamın zorunluluğu. — Kent: medeni hal ile akıl hali arasındaki farklılık ve benzerlikler. Etik, problemleri kudret ve güç terimleriyle koyar. — Etik ile ahlakın karşıtlığı. — Yapabileceğinin sonuna kadar gitmek. — Felsefenin pratik anlamı. — Kederi ve nedenlerini kınamak. — Olumlama ve sevinç. BÖLÜM XVII: Ortak Mefhumlar Birinci soru: Azami oranda sevinçli tutku duymayı nasıl başaracağız? — ikinci soru: Sevinçli etkilenişler duymayı nasıl başaracağız? - Edilgin sevinç ve etkin sevinç. 254 Bedenlerin uyuşması, ilişkilerin bileşmesi ve bileşim ortaklığı. — Daha az ya da çok genel bakış açılan. — Ortak mefhumlar: genelliklerine göre çeşitlilikleri. — Ortak mefhumlar genel fikirlerdir, ama soyut fikirler değildirler. — Soyut fikrin eleştirilmesi. — Spinoza’dan GeofFroy St Hilaire’e. - Ortak mefhumlar zorunlu olarak upuygundurlar. — “Upuygun fikirler oluşturmayı nasıl başaracağız?” sorusunun cevabı. — Ortak mefhum ve ifade. Ortak mefhumların oluşturulma düzeni en az genel olanlardan en genel olanlara doğru gider. - Edilgin sevinç bizi bir ortak mefhum oluşturmaya yöneltir. - İkinci yönü altında akıl: ortak mefhumların oluşturulması. — Ortak mefhumun pratik anlamı: bize etkin sevinçler sağlaması — En az genel ortak mefhumlardan yola çıkarak nasıl en genel ortak mefhumları oluştururuz. — Kaçınılmaz kederleri anlamak. BÖLÜM XVIII: Üçüncü Türe Doğru Birinci tür bilginin karmaşıklığı: doğa hali, medeni hal, din hali. — Göstergeler ve birinci tür. İkinci tür ve akıl hali. — Ortak mefhumların varolan kiplere uygulanması. — Etika’nm bir keşfi olarak ortak mefhumlar. Anlama Yetisinin Düzeltilmesi’ndeki önseziler. — Birinci tür bilgiyle ikinci tür arasındaki ahenkler. — Akıl ile imgelem arasındaki ahenkler. Bilgimizin koşullan olarak ortak mefhumlar. — Ortak mefhumlardan Tann fikrine: Bu fikir hangi anlamda ikinci türe aittir ve hangi anlamda bizi üçüncü türe geçirir. — Ortak mefhumlar ve ortak biçimler. — Üçüncü tür ve özler düzeni. BÖLÜM XIX: Kutluluk Üçüncü türün üç belirlenimi. - Üçüncü türün etkin sevinçleri. Üçüncü türün etkin sevinciyle İkincinin etkin sevinci arasındaki fark. — Kendimizin fikri. — Doğuştan-olmayan etkilenişler ve doğuştan gelen etkilenişler. — İkinci türün doğuştanı ve üçüncü türün doğuştanı. — İkinci türün Tannsı ile üçüncü türün Tannsı. — Üçüncü tür ve ifade. Varoluşumuz sırasında üçüncü türe nasıl erişiriz. — Bu erişimin sınırlan. — Özlerin matematiksel ve idealist yorumuna karşı. - Süre ile ebediyet arasındaki doğa farkı: ölümsüzlük kavramının eleştirisi. — Ölüm. — Üçüncü türün etkilenişlerinin etkilenme kudretimizi tamamen doldumıalan ancak ölümden sonra olur. — Varoluşun ne anlamda bir sınav olduğu: Spinoza’da kurtuluş fikri. — Yeğinlikli parça ve uzamlı parçalar: her birinin ifade açısından önemi. İfade edici oluş. 291 306 SO N U Ç : LEIBNIZ VE SPINOZA’DA İFADE TEORİSİ (Felsefede İfadecilik) İfade etmek: olmak, bilmek, eylemek ya da üretmek. — Bu kavramın tarihsel anlamı. — Leibniz’in ve Spinoza’nın bu kavrama verdiği anlam: Descartes’a yönelik tepkinin üçlü yönü. — Leibniz’le Spinoza’nın farkı: çokanlamlı ifadeler ve analoji, tekanlamlı ifadeler ve tekanlamlılık. — Spinoza’ya göre Tekanlamlı’nın üç şekli. — İfadenin paradoksu: ifade edilen. EK: Etika’nın Planının ve Bu Planın Gerçekleştirilmesinde Notların Rolünün Biçimsel Açıdan İncelenmesi 338 [Deleuze-Spinoza Lügatçesi]

Similar books